مَأْزِق — مَآزِق
يَبْدُو هَذَا الْوَضْعُ الْمُعَقَّدُ كَمَأْزَقٍ، وَمِنَ الصَّعْبِ إِيجَادُ حَلٍّ.
Bu karmaşık durum bir açmaz gibi görünüyor, çözüm bulmak zor.
يَبْدُو هَذَا الْوَضْعُ الْمُعَقَّدُ كَمَأْزَقٍ، وَمِنَ الصَّعْبِ إِيجَادُ حَلٍّ.
Bu karmaşık durum bir açmaz gibi görünüyor, çözüm bulmak zor.
أَدَّتِ الْخِلَافَاتُ بَيْنَ السِّيَاسِيِّينَ إِلَى طَرِيقٍ مَسْدُود.
Politikacılar arasındaki anlaşmazlıklar bir açmaza yol açtı.
أَدَّتِ الْأَزْمَةُ الاقْتِصَادِيَّةُ إِلَى دَفْعِ الْعَدِيدِ مِنَ الشَّرِكَاتِ إِلَى وَرْطَة.
Ekonomik kriz, birçok şirketi açmaza sürükledi.