اسْتَخْدَمَ جَيْشُنَا مَدَافِعَ ثَقِيلَةً لِقَصْفِ مَوَاقِعِ الْعَدُوِّ.
Ordumuz, düşman siperlerini bombalamak için ağır toplar kullandı.
اسْتَخْدَمَ جَيْشُنَا مَدَافِعَ ثَقِيلَةً لِقَصْفِ مَوَاقِعِ الْعَدُوِّ.
Ordumuz, düşman siperlerini bombalamak için ağır toplar kullandı.
يُعْتَبَرُ شَخْصِيَّةً بَارِزَةً فِي السِّيَاسَةِ.
O, siyasetin ağır toplarından biri olarak kabul edilir.
رَقْم صَعْب