ağır yara

بِسَبَبِ الْجُرْحِ الْخَطِيرِ الَّذِي أُصِيبَ بِهِ فِي الْحَادِثِ، تَلَقَّى الْعِلَاجَ فِي الْمُسْتَشْفَى لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Kazada aldığı ağır yara nedeniyle hastanede uzun süre tedavi gördü.

الْإِصَابَةُ الْبَالِغَةُ الَّتِي أُصِيبَ بِهَا فِي الْحَرْبِ غَيَّرَتْ حَيَاتَهُ بِالْكَامِلِ.

Savaşta aldığı ağır yara, onun hayatını tamamen değiştirdi.

تَكَبَّدَتِ الشَّرِكَةُ ضَرَرًا جَسِيمًا بِسَبَبِ الأَزْمَةِ الاقْتِصَادِيَّةِ.

Şirket, ekonomik kriz nedeniyle ağır yara aldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler