أَتَطَلَّعُ إِلَى اسْتِضَافَةِ ضُيُوفِنَا فِي الْمَنْزِلِ هَذَا الْمَسَاءَ.
Bu akşam misafirlerimizi evde ağırlamak için sabırsızlanıyorum.
أَتَطَلَّعُ إِلَى اسْتِضَافَةِ ضُيُوفِنَا فِي الْمَنْزِلِ هَذَا الْمَسَاءَ.
Bu akşam misafirlerimizi evde ağırlamak için sabırsızlanıyorum.
تَشْتَهِرُ الثَّقَافَةُ التُّرْكِيَّةُ بِإِكْرَامِ الضُّيُوفِ بِأَفْضَلِ طَرِيقَةٍ.
Türk kültürü, misafirleri en iyi şekilde ağırlamakla ünlüdür.
يَفْخَرُ فُنْدُقُنَا بِالتَّرْحِيبِ بِجَمِيعِ ضُيُوفِهِ بِحَرَارَةٍ.
Otelimiz, tüm konuklarını sıcak bir şekilde ağırlamaktan gurur duyar.
اِسْتَقْبَلَ، اِسْتَضَافَ، رَحَّبَ تَرْحِيبًا، قَرَى، ضَايَفَ