ağızdan

تَعَلَّمْتُ هَذِهِ الْمَعْلُومَةَ شَفَوِيّاً، لَا يُوجَدُ مَصْدَرٌ مَكْتُوبٌ.

Bu bilgiyi ağızdan öğrendim, yazılı bir kaynak yok.

يَجِبُ أَنْ تَتَنَاوَلَ الدَّوَاءَ عَنْ طَرِيقِ الفَمِ، لَا تَمْضَغْهُ.

İlacı ağızdan almalısın, çiğnememelisin.

الشَّرْحُ بِالْكَلَامِ أَسْهَلُ، الْكِتَابَةُ تَسْتَغْرِقُ وَقْتًا طَوِيلاً.

Ağızdan anlatmak daha kolay, yazmak çok zaman alıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler