ağaç

شَجَرَة — أَشْجَار

تُوجَدُ شَجَرَةُ تُفَّاحٍ كَبِيرَةٌ فِي حَدِيقَتِنَا.

Bahçemizde büyük bir elma ağacı var.

رَأَيْنَا أَنْوَاعًا مُخْتَلِفَةً مِنَ الشَّجَرِ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الْغَابَةِ.

Ormanda yürürken çeşit çeşit ağaç gördük.

خَشَب — أَخْشَاب

هَذِهِ الطَّاوِلَةُ مَصْنُوعَةٌ مِنْ خَشَبٍ عَالِي الْجَوْدَةِ.

Bu masa çok kaliteli ağaçtan yapılmış.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler