aşırma

تَمَّ الْكَشْفُ عَنْ أَنَّ هَذَا الطَّالِبَ قَامَ بِالسَّرِقَةِ فِي وَاجِبِهِ.

Bu öğrencinin ödevinde aşırma yaptığı tespit edildi.

حُوكِمَ الْكَاتِبُ بِتُهْمَةِ انْتِحَالِ عَمَلِ كَاتِبٍ آخَرَ.

Yazar, başka bir yazarın eserini aşırma suçundan yargılandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler