الْمَنْزِلُ الْمَهْجُورُ لَمْ يَزُرْهُ أَحَدٌ مُنْذُ سَنَوَاتٍ.
Abandone edilmiş ev, yıllardır kimse tarafından ziyaret edilmemiş.
الْمَنْزِلُ الْمَهْجُورُ لَمْ يَزُرْهُ أَحَدٌ مُنْذُ سَنَوَاتٍ.
Abandone edilmiş ev, yıllardır kimse tarafından ziyaret edilmemiş.
وَصَلَتِ السَّفِينَةُ الْمَتْرُوكَةُ إِلَى الشَّاطِئِ بَعْدَ أَنْ غَرِقَتْ فِي الْعَاصِفَةِ.
Abandone gemi, fırtınada battıktan sonra sahile vurdu.