تَمَّ حِصَارُ الْمَدِينَةِ مِنْ قِبَلِ جَيْشِ الْعَدُوِّ وَنَفِدَتِ الْمُؤَنُ.
Şehir, düşman ordusu tarafından abluka altına alındı ve erzaklar tükendi.
تَمَّ حِصَارُ الْمَدِينَةِ مِنْ قِبَلِ جَيْشِ الْعَدُوِّ وَنَفِدَتِ الْمُؤَنُ.
Şehir, düşman ordusu tarafından abluka altına alındı ve erzaklar tükendi.
فَرَضَتِ الْقُوَّاتُ الْبَحْرِيَّةُ مُحَاصَرَةً عَلَى الْمِينَاءِ لِمَنْعِ وُصُولِ الْإِمْدَادَاتِ.
Deniz kuvvetleri, ikmalin ulaşmasını engellemek için limana abluka uyguladı.
طَوَّقَتِ الشُّرْطَةُ الْمَنْطِقَةَ بَعْدَ الْحَادِثِ.
Polis olaydan sonra bölgeyi abluka altına aldı.
مُحَاوَطَة