خَصْم — خُصُوم
حَاوَلَ الْبَائِعُ ضَمَانَ رِضَا الْعَمِيلِ عَنْ طَرِيقِ تَقْدِيمِ خَصْمٍ.
Satıcı, abra yaparak müşterinin memnuniyetini sağlamaya çalıştı.
حَاوَلَ الْبَائِعُ ضَمَانَ رِضَا الْعَمِيلِ عَنْ طَرِيقِ تَقْدِيمِ خَصْمٍ.
Satıcı, abra yaparak müşterinin memnuniyetini sağlamaya çalıştı.
مِنَ الْمُعْتَادِ طَلَبُ تَخْفِيضٍ أَثْنَاءَ الْمُسَاوَمَةِ.
Pazarlık sırasında abra istemek adettendir.