abuk sabuk

مِنَ الْمُسْتَحِيلِ تَصْدِيقُ هَذِهِ الِادِّعَاءَاتِ الْهُرَاءِ لِأَنَّهُمْ لَا يَمْلِكُونَ أَيَّ دَلِيلٍ.

Bu abuk sabuk iddialara inanmak mümkün değil, çünkü hiçbir kanıtları yok.

بِسَبَبِ حَدِيثِهِ غَيْرِ الْمَنْطِقِيِّ، طَالَ الِاجْتِمَاعُ كَثِيرًا وَكَانَ غَيْرَ مُنْتِجٍ.

Onun abuk sabuk konuşmaları yüzünden toplantı çok uzadı ve verimsiz geçti.

بَدَلًا مِنْ إِضَاعَةِ الْوَقْتِ فِي مَوَاضِيعَ تَافِهَةٍ، يَجِبُ أَنْ نُرَكِّزَ عَلَى الْأُمُورِ الْمُهِمَّةِ.

Abuk sabuk konularla zaman kaybetmek yerine, önemli işlere odaklanmalıyız.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler