acıkmak

لَا يَزَالُ هُنَاكَ الْكَثِيرُ مِنَ الْوَقْتِ حَتَّى الْعَشَاءِ، لَكِنَّنِي بَدَأْتُ أَشْعُرُ بِالْجُوعِ بِالْفِعْلِ.

Akşam yemeğine daha çok var, ama ben şimdiden acıkmaya başladım.

يَشْعُرُ الْأَطْفَالُ بِالْجُوعِ فَوْرَ عَوْدَتِهِمْ مِنَ الْمَدْرَسَةِ.

Çocuklar okuldan geldikten sonra hemen acıkırlar.

İlişkili Kelimeler