acımasız

قَدْ تَكُونُ الْحَيَاةُ قَاسِيَةً فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ وَمَلِيئَةً بِالتَّحَدِّيَاتِ.

Hayat bazen acımasız olabilir ve zorluklarla dolu olabilir.

الْحُرُوبُ وَحْشِيَّةٌ وَتُدَمِّرُ حَيَاةَ الْأَبْرِيَاءِ.

Savaşlar acımasızdır ve masum insanların hayatlarını mahveder.

نَحْنُ نُوَاجِهُ عَدُوًّا لَا يَرْحَمُ، يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَذِرِينَ.

Acımasız bir düşmanla karşı karşıyayız, dikkatli olmalıyız.

İlişkili Kelimeler