ad çekmek

اضْطُرُّوا إِلَى إِجْرَاءِ قُرْعَةٍ لِتَحْدِيدِ الْمُدِيرِ الْجَدِيدِ لِأَنَّ الْمُرَشَّحِينَ كَانُوا مُتَسَاوِينَ.

Yeni müdürü belirlemek için ad çekmek zorunda kaldılar çünkü adaylar arasında eşitlik vardı.

كَانَ سَحْبُ الْأَسْمَاءِ بِالْقُرْعَةِ هُوَ الطَّرِيقَةَ الْأَكْثَرَ عَدْلاً لِتَحْدِيدِ الْفَائِزِ بَيْنَ الْمُتَسَابِقِينَ.

Yarışmacılar arasında kazananı belirlemek için ad çekmek en adil yöntemdi.

İlişkili Kelimeler