adak

قُرْبَان — قَرَابِين

قَطَعْتُ قُرْبَانًا لِأَنَّ أُمْنِيَتِي قَدْ تَحَقَّقَتْ.

Dileğim gerçekleştiği için bir adak kestim.

نَذْر — نُذُور

سَوْفَ أَنْذُرُ بِقُرْبَانٍ إِذَا تَعَافَتْ أُمِّي الْمَرِيضَة.

Hasta annem iyileşirse bir kurban adak edeceğim.

أَحْضَرُوا إِلَى الْمَعْبَدِ تَقْدِمَةً كَشَيْءٍ ثَمِين.

Tapınağa adak olarak değerli bir eşya getirdiler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler