يَجِبُ أَنْ تَرْتَدِيَ مَلَابِسَ بِشَكْلٍ لَائِقٍ قَبْلَ الْخُرُوجِ.
Adam gibi giyinip öyle dışarı çıkmalısın.
يَجِبُ أَنْ تَرْتَدِيَ مَلَابِسَ بِشَكْلٍ لَائِقٍ قَبْلَ الْخُرُوجِ.
Adam gibi giyinip öyle dışarı çıkmalısın.
يَجِبُ أَنْ تَفْعَلَ هَذَا الْعَمَلَ كَمَا يَنْبَغِي، وَإِلَّا سَتَكُونُ الْعَوَاقِبُ وَخِيمَةً.
Bu işi adam gibi yapmalısın, yoksa sonuçları kötü olur.
إِذَا تَحَدَّثْتَ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ، فَسَوْفَ أَفْهَمُكَ بِشَكْلٍ أَفْضَلَ.
Adam gibi konuşursan, seni daha iyi anlarım.