اِعْتَذَرَ عَلَى خَطَئِهِ عَلَى أَمَلٍ أَنْ يَحْصُلَ عَلَى الْمَغْفِرَةِ.
Yaptığı hatanın ardından affedilme umuduyla özür diledi.
اِعْتَذَرَ عَلَى خَطَئِهِ عَلَى أَمَلٍ أَنْ يَحْصُلَ عَلَى الْمَغْفِرَةِ.
Yaptığı hatanın ardından affedilme umuduyla özür diledi.
قَدْ يُؤَدِّي الْعَفْوُ عَنِ الْمُجْرِمِينَ إِلَى جَدَلٍ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Suçluların affedilmesi, toplumda tartışmalara yol açabilir.
التَّسَامُحُ مُهِمٌّ لِإِعَادَةِ بِنَاءِ الْعَلَاقَاتِ.
Affedilme, ilişkileri yeniden inşa etmek için önemlidir.