affettirmek

حَاوَلْتُ أَنْ أَجْعَلَهَا تُسَامِحُنِي بِشِرَاءِ الزُّهُورِ لَهَا.

Ona çiçekler alarak kendimi affettirmeye çalıştım.

حَاوَلْتُ أَنْ أَجْعَلَهَا تَغْفِرَ لِي بِبَذْلِ قُصَارَى جُهْدِي لِلتَّعْوِيضِ عَنِ الْخَطَأِ الَّذِي ارْتَكَبْتُهُ.

Yaptığım hatanın telafisi için elimden geleni yaparak kendimi affettirmeye çalıştım.

حَاوَلْتُ أَنْ أَجْعَلَهَا تَعْفُوَ عَنِّي بِشِرَاءِ هَدِيَّةٍ جَمِيلَةٍ لَهَا.

Ona güzel bir hediye alarak kendimi affettirmeye çalıştım.

Ayrıca: جَعَلَهُ يَتَجَاوَزُ عَنْ

İlişkili Kelimeler