كَانَتْ هَذِهِ هِيَ الْمَحَطَّةَ الْأَخِيرَةَ لِرِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ وَشَاقَّةٍ.
Bu, uzun ve zorlu bir yolculuğun ahir durağıydı.
كَانَتْ هَذِهِ هِيَ الْمَحَطَّةَ الْأَخِيرَةَ لِرِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ وَشَاقَّةٍ.
Bu, uzun ve zorlu bir yolculuğun ahir durağıydı.
صَدَرَ الْقَرَارُ النِّهَائِيُّ بَعْدَ مُنَاقَشَاتٍ طَوِيلَةٍ بِمُشَارَكَةِ جَمِيعِ الْأَطْرَافِ.
Ahir karar, tüm tarafların katılımıyla yapılan uzun tartışmalar sonucunda verildi.