ahlamak

كَانَ الرَّجُلُ الْمَرِيضُ يَتَأَوَّهُ مِنَ الْأَلَمِ.

Hasta adam acı içinde ahlıyordu.

أَخَذَ الرَّجُلُ نَفَسًا عَمِيقًا وَتَنَهَّدَ.

Adam derin bir nefes alıp ahladı.

İlişkili Kelimeler