aile

ذَهَبْنَا إِلَى أَنْطَالْيَا لِقَضَاءِ عُطْلَةِ الصَّيْفِ مَعَ عَائِلَتِي، وَاسْتَمْتَعْنَا كَثِيرًا.

Ailemle birlikte yaz tatilini geçirmek için Antalya'ya gittik, çok eğlendik.

أُسْرَة — أُسَر

إِنَّ النُّمُوَّ فِي أُسْرَةٍ كَبِيرَةٍ يَضَعُ عَلَى عَاتِقِ الْمَرْءِ الْكَثِيرَ مِنَ الْمَسْؤُولِيَّاتِ، وَلَكِنَّهُ جَمِيلٌ جِدًّا فِي الْوَقْتِ نَفْسِهِ.

Büyük bir ailede büyümek, insana birçok sorumluluk yüklüyor, ama aynı zamanda çok güzel.

أَهْل — أَهَالِي

بَعْدَ الْعَمَلِ يَرْجِعُ أَبِي إِلَى الْبَيْتِ لِيَأْكُلَ مَعَ أَهْلِهِ.

Babam işten sonra ailesiyle birlikte yemek yemek için eve döner.

Ayrıca: عَيْلَة، آل

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler