ailecek

قَرَّرْنَا الذَّهَابَ فِي نُزْهَةٍ كَعَائِلَةٍ، فَالطَّقْسُ جَمِيلٌ لِلْغَايَةِ.

Ailecek piknik yapmaya karar verdik, hava çok güzel.

نَحْنُ نُخَطِّطُ لِلذَّهَابِ إِلَى السِّينَمَا مَعَ العَائِلَةِ، فَقَدْ صَدَرَ فِيلْمٌ جَدِيدٌ.

Ailecek sinemaya gitmeyi planlıyoruz, yeni bir film çıkmış.

نَحْنُ نَسْتَعِدُّ لِلذَّهَابِ فِي إِجَازَةٍ بِصُحْبَةِ العَائِلَةِ، وَنَحْنُ مُتَحَمِّسُونَ لِلْغَايَةِ.

Ailecek tatile gitmek için hazırlık yapıyoruz, çok heyecanlıyız.

İlişkili Kelimeler