akıllı

إِنَّهُ طِفْلٌ ذَكِيٌّ جِدًّا، يَحْصُلُ دَائِمًا عَلَى أَعْلَى الدَّرَجَاتِ فِي الْمَدْرَسَةِ.

O çok akıllı bir çocuk, okulda her zaman en yüksek notları alıyor.

يَتَّخِذُ الْأَشْخَاصُ الْعُقَلَاءُ قَرَارَاتِهِمْ بَعْدَ تَفْكِيرٍ مُتَأَنٍّ.

Akıllı insanlar, kararlarını dikkatlice düşünerek verirler.

يَقُومُ الْمُدِيرُ الْفَطِنُ بِتَقْيِيمِ قُدُرَاتِ مُوَظَّفِيهِ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ.

Akıllı bir yönetici, çalışanlarının yeteneklerini doğru bir şekilde değerlendirir.

Ayrıca: حَكِيم

Eşdizimler