akıntılı

هَذَا النَّهْرُ مُتَدَفِّقٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.

Bu nehir çok akıntılı, dikkatli olmalısın.

جُرْحِي بِهِ إِفْرَازَاتٌ كَثِيرَةٌ، قَدْ يَكُونُ مُصَابًا بِعَدْوَى.

Yaram çok akıntılı, enfeksiyon kapmış olabilir.

هَذَا الْبَحْرُ تَيَّارُهُ قَوِيٌّ جِدًّا، قَدْ يَكُونُ السِّبَاحَةُ خَطِيرَةً.

Bu deniz çok akıntılı, yüzmek tehlikeli olabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler