akademisyen

بِصِفَتِهِ أَكَادِيمِيًّا يَعْمَلُ فِي الْجَامِعَةِ، يَقُومُ بِالتَّدْرِيسِ وَإِجْرَاءِ الْبُحُوثِ.

Üniversitede çalışan bir akademisyen olarak ders veriyor ve araştırma yapıyor.

عُضْوُ هَيْئَةِ تَدْرِيسٍ — أعضاء هيئة تدريس

يَسْعَى أَعْضَاءُ هَيْئَةِ التَّدْرِيسِ لِلْمُسَاهَمَةِ فِي تَطْوِيرِ الطُّلَّابِ.

Akademisyenler, öğrencilerin gelişimine katkıda bulunmak için çabalarlar.

بَاحِث — بَاحِثُونَ

يَعْمَلُ أَخِي بَاحِثًا فِي الْجَامِعَةِ مُنْذُ خَمْسِ سَنَوَاتٍ.

Ağabeyim beş yıldır üniversitede akademisyen olarak çalışıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler