akdedilmek

أُبْرِمَ اتِّفَاقُ السَّلَامِ أَخِيرًا بَعْدَ مُفَاوَضَاتٍ طَوِيلَةٍ.

Barış anlaşması nihayet uzun görüşmelerden sonra akdedildi.

عُقِدَ حَفْلُ الزَّفَافِ فِي مَبْنَى الْبَلَدِيَّةِ بِحَمَاسٍ كَبِيرٍ.

Düğün töreni, belediye binasında büyük bir coşkuyla akdedildi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler