aklık

بَيَاضُ الْجُدْرَانِ يُضِيفُ اتِّسَاعًا إِلَى الْغُرْفَةِ.

Duvarların aklığı odaya ferahlık katıyor.

صَفَاءُ قَلْبِهِ انْعَكَسَ عَلَى وَجْهِهِ.

Kalbinin aklığı yüzüne yansımış.

نَقَاءُ الْهَوَاءِ يُرِيحُ الْإِنْسَانَ.

Havanın aklığı insanı dinlendiriyor.

İlişkili Kelimeler