aksetmek

تَعْكِسُ الْمِرْآةُ الضَّوْءَ بِشَكْلٍ مِثَالِيٍّ.

Ayna, ışığı mükemmel bir şekilde aksettiriyor.

تُرَدِّدُ الْجِبَالُ الصَّوْتَ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Dağlar, sesi uzun süre aksettiriyor.

يَنْقُلُ الْفَنَّانُ فِي أَعْمَالِهِ مَشَاكِلَ الْمُجْتَمَعِ.

Sanatçı, eserlerinde toplumun sorunlarını aksettiriyor.

İlişkili Kelimeler