aksettirilmek

يُرِيدُ السِّيَاسِيُّونَ أَنْ يَتِمَّ التَّعْبِيرُ عَنْ تَوَقُّعَاتِ الْمُجْتَمَعِ مِنْ قِبَلِهِمْ.

Toplumun beklentileri, siyasetçiler tarafından aksettirilmek isteniyor.

تَمَّ تَسْجِيلُ هَذَا الْحَدَثِ لِيَتِمَّ تَجْسِيدُهُ فِي صَفَحَاتِ التَّارِيخِ.

Bu olay, tarihin sayfalarına aksettirilmek üzere kaydedildi.