aktarılmak

يَجِبُ أَنْ تُنْقَلَ الْمَعْلُومَاتُ إِلَى الطُّلَّابِ بِطَرِيقَةٍ وَاضِحَةٍ وَمَفْهُومَةٍ.

Bilgiler, öğrencilere açık ve anlaşılır bir şekilde aktarılmak zorundadır.

تَمَّ ضَبْطُ الْأَمْوَالِ لِيَتِمَّ تَحْوِيلُهَا تِلْقَائِيًّا مِنْ حِسَابٍ مَصْرِفِيٍّ إِلَى آخَرَ.

Para, banka hesabından diğerine otomatik olarak aktarılmak üzere ayarlandı.

تَمَّتْ إِحَالَةُ الْمَرِيضِ إِلَى طَبِيبٍ مُتَخَصِّصٍ لِإِجْرَاءِ فَحْصٍ أَكْثَرَ تَفْصِيلاً.

Hasta, daha detaylı bir inceleme için uzman bir doktora aktarılmak üzere sevk edildi.

İlişkili Kelimeler