alçılı

لَا أَسْتَطِيعُ حَمْلَ أَيِّ شَيْءٍ لِأَنَّ ذِرَاعِي مُجَبَّرَةٌ.

Kolum alçılı olduğu için hiçbir şey taşıyamıyorum.

جُدْرَانُ الْغُرْفَةِ مَطْلِيَّةٌ بِالْجِصِّ وَهِيَ جَاهِزَةٌ لِلطِّلَاءِ.

Odanın duvarları alçılı olduğu için boyamaya hazır.