alçak

بَيْنَمَا كَانَتِ الطَّائِرَةُ تُحَلِّقُ عَلَى ارْتِفَاعٍ مُنْخَفِضٍ، نَظَرَ إِلَيْهَا النَّاسُ بِحَمَاسٍ.

Uçak alçak bir şekilde uçarken, insanlar heyecanla ona baktılar.

الكَذِبُ عَلَى الأَصْدِقَاءِ تَصَرُّفٌ وَضِيعٌ.

Arkadaşlara yalan söylemek alçak bir davranıştır.

لَا تَثِقْ فِي هَذَا الرَّجُلِ، إِنَّهُ شَخْصٌ نَذْلٌ وَلَا يَحْتَرِمُ الْآخَرِينَ.

Bu adama güvenme, o alçak bir insan ve başkalarına saygı duymuyor.

Ayrıca: وَغْد، وَاطِئ، دَنِيء

Eşdizimler