alışılmak

بَعْدَ الِانْتِقَالِ إِلَى مَدِينَةٍ جَدِيدَةٍ، اسْتَغْرَقَ الأَمْرُ وَقْتاً لِلِاعْتِيَادِ عَلَى هُنَا.

Yeni bir şehre taşındıktan sonra, buraya alışılmak zaman aldı.

لِلتَّأَقْلُمِ مَعَ الطَّقْسِ الْبَارِدِ، يَجِبُ ارْتِدَاءُ مَلَابِسَ سَمِيكَةٍ.

Soğuk havaya alışılmak için kalın giysiler giymek gerekiyor.

İlişkili Kelimeler