alacalamak

اسْتَخْدَمَ الْأَطْفَالُ أَصَابِعَهُمْ لِتَلْوِينِ الْجُدْرَانِ بِأَلْوَانٍ زَاهِيَةٍ بِشَكْلٍ غَيْرِ مُنْتَظَمٍ.

Çocuklar, duvarları parlak renklerle alacalamak için parmaklarını kullandılar.

أَرَادَ الْبُسْتَانِيُّ جَعْلَ أَوْرَاقِ الشَّجَرِ مُرَقَّشَةً لِجَعْلِ الزُّهُورِ أَكْثَرَ جَاذِبِيَّةً.

Bahçıvan, çiçekleri daha çekici hale getirmek için yaprakları alacalamak istedi.

İlişkili Kelimeler