alay

مَوْكِب — مَوَاكِب

تَمَّ تَنْظِيمُ مَوْكِبٍ كَبِيرٍ فِي الْمَدِينَةِ خِلَالَ الْعِيدِ، وَشَارَكَ النَّاسُ بِحَمَاسٍ.

Bayramda şehirde büyük bir alay düzenlendi, insanlar coşkuyla katıldı.

السُّخْرِيَةُ مِنْهُ أَمْرٌ مَعِيبٌ لِلْغَايَةِ، يَجِبُ أَلَّا تَلْعَبَ بِمَشَاعِرِ أَيِّ شَخْصٍ.

Onunla alay etmek çok ayıp, kimsenin duygularıyla oynamamalısın.

فَوْج — أَفْوَاج

وَصَلَ الْفَيْلَقُ الْعَسْكَرِيُّ إِلَى الْمَدِينَةِ لِإِجْرَاءِ تَدْرِيبَاتٍ وَقَدَّمُوا عَرْضًا كَبِيرًا.

Askeri alay, tatbikat için şehre geldi ve büyük bir gösteri yaptılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler