alaylı

انْضَمَّ إِلَى الْجَيْشِ كَضَابِطٍ تَرَقَّى بِالْخِبْرَةِ وَعَمِلَ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ لِيَصِلَ إِلَى رُتَبٍ عَالِيَةٍ.

O, alaylı bir subay olarak orduya katıldı ve yıllarca çalışarak yüksek rütbelere ulaştı.

بِصِفَتِهِ مُهَنْدِسًا عَلَّمَ نَفْسَهُ بِنَفْسِهِ، تَعَلَّمَ جَمِيعَ الْمَعْلُومَاتِ مِنَ الْكُتُبِ دُونَ الذَّهَابِ إِلَى الْمَدْرَسَةِ.

Alaylı bir mühendis olarak, okul okumadan tüm bilgileri kitaplardan öğrendi.

نَظَرَ إِلَيَّ بِابْتِسَامَةٍ سَاخِرَةٍ وَأَوْضَحَ أَنَّهُ لَا يُصَدِّقُ مَا قُلْتُهُ.

Alaylı bir gülümsemeyle bana baktı ve söylediklerime inanmadığını belli etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler