لَقَدْ وَثِقْتُ بِهِ كَثِيرًا وَلَكِنْ فِي النِّهَايَةِ خُدِعْتُ.
Ona çok güvenmiştim ama sonunda aldatıldım.
لَقَدْ وَثِقْتُ بِهِ كَثِيرًا وَلَكِنْ فِي النِّهَايَةِ خُدِعْتُ.
Ona çok güvenmiştim ama sonunda aldatıldım.
أَعْتَقِدُ أَنَّنِي غُشِشْتُ فِي هَذَا الْعَمَلِ، سَأَبْحَثُ عَنْ حَقِّي.
Bu işte aldatıldığımı düşünüyorum, hakkımı arayacağım.
بِسَبَبِ صِغَرِ سِنِّهِ وَقِلَّةِ خِبْرَتِهِ، تَمَّ التَّغْرِيرُ بِهِ بِسُهُولَةٍ.
Genç yaşta tecrübesiz olduğu için kolayca aldatıldı.
وَقَعَ فِي مَقْلَب، اِنْطَلَى عَلَيْهِ الأَمْر، اِنْغَشَّ