يَجِبُ إِجْرَاءُ نِقَاشٍ عَلَنِيٍّ حَوْلَ هَذَا الْمَوْضُوعِ.
Bu konu hakkında aleni bir tartışma yapılması gerekiyor.
يَجِبُ إِجْرَاءُ نِقَاشٍ عَلَنِيٍّ حَوْلَ هَذَا الْمَوْضُوعِ.
Bu konu hakkında aleni bir tartışma yapılması gerekiyor.
الْحَقَائِقُ الْآنَ ظَاهِرَةٌ بِشَكْلٍ عَلَنِيٍّ.
Gerçekler artık aleni bir şekilde ortada.
أَصْبَحَ هَذَا الْوَضْعُ سِرًّا مَكْشُوفًا.
Bu durum aleni bir sır haline geldi.
جِهَار، مُجَاهِر، جَهْرِيّ