بَدَأَتِ الْأَحْدَاثُ تُصْبِحُ عَلَنِيَّةً تَدْرِيجِيًّا.
Olaylar yavaş yavaş alenileşmeye başladı.
بَدَأَتِ الْأَحْدَاثُ تُصْبِحُ عَلَنِيَّةً تَدْرِيجِيًّا.
Olaylar yavaş yavaş alenileşmeye başladı.
انْكَشَفَتِ الْحَقَائِقُ أَخِيرًا.
Gerçekler sonunda alenileşti.
عِنْدَمَا تَجَلَّتِ الْمَشَاكِلُ، تَسَارَعَتْ جُهُودُ الْبَحْثِ عَنْ حُلُولٍ.
Sorunlar alenileşince çözüm arayışları hızlandı.