algılanış

قَدْ يَخْتَلِفُ إِدْرَاكُ هَذَا الْوَضْعِ مِنْ شَخْصٍ لِآخَرَ.

Bu durumun algılanışı, kişiden kişiye değişebilir.

تَصَوُّرُ الْمُجْتَمَعِ لِهَذَا الْمَوْضُوعِ مُخْتَلِفٌ تَمَامًا.

Toplumun bu konudaki algılanışı, oldukça farklı.

فَهْم — أَفْهَام

فَهْمُهُ لِلْفَنِّ عَمِيقٌ وَمُؤَثِّرٌ لِلْغَايَةِ.

Onun sanata algılanışı, oldukça derin ve etkileyici.