amabile

فَسَّرَ عَازِفُ الْكَمَانِ الْمَقْطُوعَةَ بِلُطْفٍ وَمَحَبَّةٍ.

Keman sanatçısı, parçayı amabile bir şekilde yorumladı.

غَنَّى الْمُغَنِّي الْأُغْنِيَةَ بِنَبْرَةِ صَوْتٍ وَدُودَةٍ.

Şarkıcı, şarkıyı amabile bir ses tonuyla seslendirdi.

أَثَّرَ عَازِفُ الْبِيَانُو فِي الْمُسْتَمِعِينَ بِالْعَزْفِ بِنُعُومَةٍ وَلِينٍ.

Piyanist, amabile çalarak dinleyicileri etkiledi.