anırmak

كَانَ الْحِمَارُ يَنْهَقُ بِصَوْتٍ عَالٍ فِي وَسَطِ الْحَقْلِ، وَانْتَشَرَ صَوْتُهُ فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْقَرْيَةِ.

Eşek, tarlanın ortasında yüksek sesle anırıyordu, sesi tüm köye yayıldı.

İlişkili Kelimeler