كَأُمّعَامَلَتْنِي كَأُمٍّ، وَكَأَنَّنِي طِفْلُهَا.Bana anaca davrandı, sanki kendi çocuğuymuşum gibiydi.
بِحَنَانِ الْأُمِّنَظَرَتْ إِلَيَّ بِابْتِسَامَةٍ بِحَنَانِ الْأُمِّ.Anaca bir gülümsemeyle bana baktı.