لَا يُمْكِنُنَا حَلُّ الْمُشْكِلَةِ بِالتَّجَاهُلِ، يَجِبُ أَنْ نَتَحَدَّثَ.
Anlamamazlıktan gelerek sorunu çözemeyiz, konuşmamız gerekiyor.
لَا يُمْكِنُنَا حَلُّ الْمُشْكِلَةِ بِالتَّجَاهُلِ، يَجِبُ أَنْ نَتَحَدَّثَ.
Anlamamazlıktan gelerek sorunu çözemeyiz, konuşmamız gerekiyor.
فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ، يَكُونُ التَّغَافُلُ هُوَ أَفْضَلَ طَرِيقَةٍ لِتَجَنُّبِ الْجِدَالِ.
Bazen anlamamazlıktan gelmek, tartışmayı önlemenin en iyi yoludur.
لَا يُمْكِنُكَ الْهُرُوبُ مِنَ الْمَسْؤُولِيَّةِ بِالتَّظَاهُرِ بِعَدَمِ الْفَهْمِ.
Anlamamazlıktan gelerek sorumluluktan kaçamazsın.
Ayrıca: عَدَمُ إِدْرَاكٍ