apaş

فِي إِسْطَنْبُولَ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الزُّعَرُ مَعْرُوفِينَ بِتَصَرُّفَاتِهِمُ الْمُتَغَطْرِسَةِ.

Eski İstanbul'da apaşlar, kabadayı tavırlarıyla tanınırdı.

مُجْرِمٌ صَغِيرٌ — مجرمون صغار

لَقَدْ أَصْبَحَ مُجْرِمًا صَغِيرًا فِي سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ وَسَلَكَ طُرُقًا سَيِّئَةً.

O, genç yaşta apaş olmuş ve kötü yollara düşmüştü.

İlişkili Kelimeler