انْعَكَسَ نَقَاءُ قَلْبِهِ عَلَى وَجْهِهِ وَجَعَلَهُ أَكْثَرَ جَمَالاً.
Kalbinin arılığı, yüzüne yansımış ve onu daha da güzelleştirmişti.
انْعَكَسَ نَقَاءُ قَلْبِهِ عَلَى وَجْهِهِ وَجَعَلَهُ أَكْثَرَ جَمَالاً.
Kalbinin arılığı, yüzüne yansımış ve onu daha da güzelleştirmişti.
يَجْعَلُ صَفَاءُ الْهَوَاءِ الْمَشْيَ فِي الْجِبَالِ أَكْثَرَ مُتْعَةً.
Havanın arılığı, dağlarda yürüyüş yapmayı daha keyifli hale getiriyor.
تَجْعَلُنَا بَرَاءَةُ الْأَطْفَالِ نَنْظُرُ إِلَى الْعَالَمِ بِأَمَلٍ.
Çocukların arılığı, dünyaya umutla bakmamızı sağlıyor.