arınmak

قَرَّرَ أَنْ يَتُوبَ لِيَتَطَهَّرَ مِنْ خَطَايَاهُ.

Günahlarından arınmak için tövbe etmeye karar verdi.

مِنْ خِلَالِ مُمَارَسَةِ الْيُوجَا، يَتَنَقَّى ذِهْنِي وَجَسَدِي مِنْ كُلِّ أَنْوَاعِ الْإِجْهَادِ.

Yoga yaparak zihnim ve bedenim her türlü stresten arınıyor.

الْمَشْيُ فِي الْغَابَةِ يُصَفِّي رُوحِي مِنْ كُلِّ الْهُمُومِ.

Ormanda yürüyüş yapmak ruhumu tüm dertlerden arındırır.

Ayrıca: تَخَلَّصَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler