arızalı

السَّيَّارَةُ المُعَطَّلَةُ تَنْتَظِرُ الإِصْلَاحَ وَتَشْغَلُ مِسَاحَةً فِي المِرْآبِ.

Arızalı araba tamir edilmeyi bekliyor ve bu durum garajda yer kaplıyor.

تَمَّ إِرْجَاعُ الْمُنْتَجِ التَّالِفِ وَاسْتَعَادَ الْعَمِيلُ أَمْوَالَهُ، وَكَانَ هَذَا حَلًّا جَيِّدًا.

Arızalı ürün iade edildi ve müşteri parasını geri aldı, bu iyi bir çözüm oldu.

النِّظَامُ المُخْتَلُّ لَا يَعْمَلُ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ وَهَذَا يُعِيقُ سَيْرَ العَمَلِ.

Arızalı sistem düzgün çalışmıyor ve bu durum iş akışını engelliyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler