الذَّهَابُ إِلَى السِّينَمَا مِنْ حِينٍ لِآخَرَ يُضِيفُ لَوْنًا إِلَى حَيَاتِي.
Arada bir sinemaya gitmek, hayatıma renk katıyor.
الذَّهَابُ إِلَى السِّينَمَا مِنْ حِينٍ لِآخَرَ يُضِيفُ لَوْنًا إِلَى حَيَاتِي.
Arada bir sinemaya gitmek, hayatıma renk katıyor.
لَا أُهْمِلُ زِيَارَةَ أَصْدِقَائِي بَيْنَ الْحِينِ وَالْآخَرِ.
Arada bir arkadaşlarımı ziyaret etmeyi ihmal etmiyorum.
أَحْيَانًا أَشْتَرِي لِنَفْسِي هَدَايَا صَغِيرَةً.
Arada bir kendime küçük hediyeler alırım.