aralıklı

تَهْطِلُ الْأَمْطَارُ بِشَكْلٍ مُتَقَطِّعٍ.

Yağmur aralıklı olarak yağıyor.

جَلَسُوا فِي صُفُوفٍ مُتَبَاعِدَةٍ.

Aralıklı sıralar halinde oturdular.

يَجِبُ عَلَيْكَ التَّحَقُّقُ بِفَتَرَاتٍ.

Aralıklı olarak kontrol etmelisin.

Eşdizimler